5 Eylül 2010 Pazar
way anasını dediniz mi hiç
Hani böyle çok inanırsınız bir şeye hani buz dağları erir ama o şeye güveniniz sonsuzdur gözlerinizi açarsınız kaparsnız günler geceler gelir geçer siz sadece inanır ve güvenirsiniz.Asla sorgulamazsınız güveninizin kırılmasından korkarsınız.Uzaktan seyredersiniz sadece hemen hemen herşeye tebessüm edersiniz.Başkaları hep yanlışlar görür siz asla görmezsiniz gözleriniz kör olmustur bir kez kör etmişsinizdir.göz kapaklarınıza bir oyun yerleştirmiş ve yıllarca onu seyretmişsinizdir.O yapmaz dersiniz yok yok dersiniz.İçten şeytan dürter şeytana bile laf yetiştirirsiniz.şizofreni seviyesine gelirsiniz bazen.bazen saatlerce kendı kendınıze konustugunuz olur.hem sorar hem onun yerıne bile cevap verirsiniz.Hani öyle birşeydir ki bu nefes almak kadar kesindir sizin gözünüzde ama ölüm kadar da zamansız ve korkutucudur.Asla güvenim kırılmasın istersiniz asla görmeyeyim birşeyleri dersiniz hep gözleriniz kapalı kulaklarınız sagır bır sekılde dolasırsınız.Asıl dünya degil kendi oluşturdugunuz dünyada gezersiniz.Her yer simsiyahdır herşey kötüdür güzel olan iyi olan tek şey odur.Sadece o bilir sadece o dogru yapar sadece ona inanır ve sadece onla olursunuz.siyah beyaz bir film gibidir hayat o yoksa eski zamanlarda kalırsınız o gelırse renklı dunyayı tadarsınız.Bu renkler onun rengidir sizin bildiginiz mavi onun mavisi degildir sizin bildiginiz gül onun çiçegi olmadıgı gibi.Onun en siyahı size hayat gibi gelir onun toprak rengi size yaşamayı hatırlatır ölmeyi degil.Tıpkı onun yüreginize soktugu hancerlerın sızı öldürmek yerıne acı cekerek yasatması gibi.Yıllarca böyle gider siz hep kedisinizdir o da insafsız kasap.Dükkanın önünde gezersiniz bazen ayaklarına kapanır kuyrugunuzu surersınız.Genelde kıcınıza tekmeyı yersınız ama bazen de o çok ısrarınıza dayanamayıp bir parça kemik atılır önünüze.O kemik açlıgı degil size dünyanın en güzel hediyelerini hatırlatır.dünyanın en tatlı yıyeceklerını.peki sonrası? dükkan kapanır çoktan taşınmıştır dunyanız hep karanlıkta kalmaya muhtactır.kasap coktan dukkanı taşımış kendıne yenı kedıler bulmustur.vay be dersınız vay be.birden yeni dogmus gibi olursunuz.göz kapaklarınızdakı oyun artık bitmiştir.asıl dünyaya gelmişsinizdir.yeni dogmus bir bebek gibi korkak urkek bır vazıyette asıl siyahla asıl toprak rengıyle karsılasırsınız.siyahın rengını beyazın anlamını anlarsınız.yıllardır kendınızı kandırdıgınız seyın sadece hayalden ıbaret oldugunu anlarsınız.kendi yazdıgınız bir oyunda kendınızı öldürmüş ve başrolu çoktan ona verdıgınızı anlarsınız.siz artık yönetmen degil sadece reklam aralarında bır kaç sanıye görunun oyuncular gıbı olmussunuzdur.yerinize başkası gelmıstır.Artık hayatnızı renklendıren bırısı yoktur.O buz daglarını eriten güvenınız bırden yok olmuştur.vay be dersınız.ben de vay be dedm.vay anasını be dedım.çok güvenmiştim çok inanmıştım.siyahlar hep beyaz beyazlar en beyaz görunurdu.ama film bitti.vay be...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder