1 Eylül 2010 Çarşamba

Belirsizlik

Doğduğumuzda hepimiz etrafa bakmadık mı yabancı gözlerle.? Daha konuşmayı , yürümeyi bile bilmezken bizleri güldürmeye çalışan insanlara o minicik ellerimizle şaşkın şaşkın bakmadık mı? Belki de hayatın belirsizliği hep vardı sadece biz görememiştik. Nerden bilebilirdik ki büyüyeceğimizi nerden bilebilirdik konuşacagımızı. İşte ben de bugünlerde bu belirsizliklerden birkaçının tam ortasındayım. Hayatım genel anlamda zaten hep bir belirsizlik içerisinde değilm miydi? Öncelikle ilerde ne olacağını bilememenin verdiği acemilikle türkçe matematik bölümüne gitmem Sonra bu hatayı daha da abartıp üniversitede sözel bir bölüm olan Türk dili ve edebiyatı bölümünü seçmem tüm bu hatalar bir belirsizliğin getirdiği yanlışlar değil miydi? Evet belki bir hataydı ama bir şekilde okulumu bitirdim belki hala sevmiyorum orası tartışılır.Hatta arkadaşlarım, hocalarım şu an gördüklerinde bile sana yazık oldu demekten kendilerini alamıyorlar. Haklısınız bana yazık oldu. Ve bu yazıgın cezasını çekiyorum şu günlerde. Üniversiteyi bitirdim ama öğretmen olabilmem için ögretmenlık sertifikası almam lazım yök ün bir nevi ögretmen sayısında elemeye gitme taktiginden baska birşey degil bana göre.Malumunuz her sene bınlerce ögretmen adayı mezun oluyor ki bu sene çok zekice(?) bir kararla açık öğretim dediğimiz uzaktan egitim sistemine Türk dili ve edebiyatını da ekledi büyüklerimiz! Ki bu da demek ki daha fazla mezun daha fazla yarış! Bunca mezunu nasıl eleriz diye düşünen grup ögretmenlık sertifikası adı altında 1 senelık daha egıtım zarurıyetı getirdi.Eskiden berı vardı zaten sadece adı formasyondan ögretmenlık sertifikası oldu.Bunca sene okumak yetmezmiş gibi 1sene daha okuyabılmek ıcın mılyarlar bayılmak zarurıyetı bır anlamda.Bazı okulda 2mılyar bazısında 3 tutturabılene diyelim.Bunca para bayılmak da yetmıyor en basiti 50 kişilik kontenjana 10bin kişi başvurabılıyor burda da bir belirsizlik söz konusu anlayacagınız.Hayatımız sınav derler ya heh o hesap.Şu günlerde benim de en büyük derdim bu. Ögretmenlik sertifikası alabilme başarısını gösterirsem herhalde 1 sene boyunca dış dünyayla ilişkimi kesip kpss ye hazırlanmakla meşgul olucam. Kpss demişken şu sıralar soruların çalınması da gündem de o da ayrı bir şahibe. ben 1 sene çalışıcam peki ama bir işe yarayacak mı. Torpil dedigimiz olay burda da kesecek mi önümüzü.gelelim asıl mevzuya belirsizlik.Şu an önümde bir kaç yol var.Ve ben 1 ay sonrasını tahmin bile edemiyorum.Ögretmenlık sertifikası alabılecek mıyım? Alamazsam askere mi gideyim? Yoksa oturup kpss ye çalışıp sene sonunda polislige mi başvurayım? Bu ve bunun gibi birçok sorunun kafamı allak bullak ettigi şu günlerde ne yapacagımı artık bilemiyorum.Ben ve edebiyatı zaten yan yana koyamadıgım gibi iyice bir çamura batmış vaziyetteyim.Ki bunun üzerine aileyle olan sorunlar, çevresel etkenler, aşk hayatındaki tökezlemeler derken içinden çıkılmaz bir ruh hali içerisindeyim.Zaten yakınımdakiler bilir çökmüş bir vaziyetteyim. Bakalım bekleyelim ve görelim.Bir kaç hafta sonra belki askerde belki türkiyenin herhangi bir ilinde tekrar üniversite sıralarında belki de odamda kpss soru bankası başında olabilirim.İnanın ben de sizin kadar biliyorum Ben nerdeyim?

0 yorum:

Yorum Gönder